Hunger Games Rpg

May the odds be ever in your favor!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Winchester, Cedric.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cedric William Winchester
1. Mıntıka Vatandaşı
1. Mıntıka Vatandaşı


Erkek Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 19/05/12

Winchester, Cedric. Empty
MesajKonu: Winchester, Cedric.   Winchester, Cedric. Icon_minitimeCuma Haz. 01, 2012 8:18 am

RP'nin kurgusu tamamı ile bana aittir, betimlemesi de biraz arkadaşıma. Aksi taktirde gereken kanıtları sunabilirim.


Güneş henüz doğmuş, fakat insanın içine işleyen o güzel ışıklarını William'ın perdesinden içeri sızdırmayı başarmıştı. Kapalı olan göz kapakları, gün ışığıyla yıkanan William, yorganını hemen üzerinden attı ve bir koşu kopararak banyoya girdi. Kız kardeşleri Lillian ve Crystal ondan önce girdiler mi, bir daha çıkmak bilmiyorlardı çünkü.

Acele bir şekilde yüzünü yıkadı, günün ilk temizlik işlerini halletti. Serin su, yüzüne çarptığında aklına dün yaşananlar geldi. Bununla beraber yüzü beyazladı, henüz yıkadığı yüzündeki minik su damlalarını hissedemez oldu.

Dün, arkadaşlarıyla hoşça vakit geçirirken saati unutmuştu. Gece geç vakitlerde eve gelince de annesi ve babasından epeyce azar işitmişti. Onların tarafını tutan kızkardeşleri de durumu iyice çıkmaza sürüklemişlerdi. Üstüne üstlük bir de ceza almıştı! Kendisine 9 yaşındaki bir çocuk gibi davranılmıştı!

Kendini olması gerekenden daha yalnız hissetti William. Crystal'ın uzun süredir bahsettiği "Umutsuzluk Zırhı" şimdi kendi bedenine yığılmıştı ve fazla ağırdı. Hafifletmenin ise tek bir yolu vardı...

Ahşap merdivenleri çıkarak tekrar odasına girdi ve ışık hızıyla üzerini değiştirdi, aşağı inerken mutfaktan birkaç yiyecek kaptı. Olabildiğince sessiz olarak, ev saydıkları tekneden dışarı fırladı. Limanın köşesine park ettiği, motosikletine yaklaştı.

Motoruna oturduğu anda özgürlük duygusu benliğini dalga dalga sardı. Cezalı olduğunu ise umursamıyordu. Ormanda birkaç tur atmak kimin zararınaydı ki?

Motosikletinin üzerine örttüğü siyah örtüyü çekti ve katlayıp bir kenara fırlattı. Açığa çıkan güzel motoru, etraftan geçen Muggle'ların ilgisini çekiyor ve onları kendine bakmaya zorluyordu.

William, yüzünde, hür bir adamın takındığı ifadeyle motoruna bindi.

Deri eldiven geçirdiği elleri, gidonu kavradığında yüzünü ısıran buz gibi rüzgarı yeni hissettiğini düşündü. Rüzgarın etkisiyle arkaya yatan, altın sarısı saçları, William'ın gaza basmasıyla yönlerini değiştirdi.

Ancak uzmanların sürmeye cesaret ettiği, tehlikeli bir hızla ormandaki patikaya dalan William, bir yandan da damarlarında akkor gibi yanan adrenalinin vurdumduymazlığıyla etrafına somut bir enerji ve büyü dalgası saçıyordu. Ancak güzel motorunun birdenbire buharlaşması, güç dalgasını yarıda kesmişti. Tabii yüz üstü yere çakılması da cabası.

Vücudu, sert zeminle buluştuğu anda acı, adrenalinin yerini aldı.

William, başındaki kaskı çıkararak etrafını taradı. Gözleri üç surete kilitlenirken, sabah yıkadıktan sonra beyazlayan yüzü tekrar ziyaret etmişti William'ı. Çünkü hemen yanı başında annesi Liana, biraz uzağında ise kız kardeşleri Lillian ve Crystal duruyordu.

"Sanki dün yaptıkların yetmezmiş gibi, bugün de kaçmaya çalıştın ha?!" ilk sözü olmuştu yüzü sinirden kıpkırmızı olan Liana'nın.

William, 6 yaşındayken Lillian'ın Barbie bebeğini kırdığından beri annesini hiç böyle kızgın görmemişti. Kekeleyerek;

''B-ben kaçmadım. S-sadece yanlız k-kalmak iste-miştim. İ-isteyemez miyim?'' diye sordu. Kendisine 9 yaşındaki bir yeni yetme gibi davranılmasından bıkmıştı.

"Bir de hesap mı soruyorsun?!" dedi yüzü(Tabii mümkünse) daha da kızaran Liana baş parmağını William'a doğru sallayarak.

William, o sırada annesinin kendisini azarlamak için en doğru yeri seçtiğini düşündü. Bu olay Ox Row gibi yerlerde gerçekleşseydi Gelecek Postası'nın ön sayfası rezerve olmuş olurdu.

Crystal ve Lillian, gözlerinde endişe fakat hareketlerinde "Canıma değsin..." dermiş gibi bir halde William'a bakıyordu. Muhtemelen bu iki cadı ispiyonlamıştı kendini. Şimdi de pişmanlık duyuyorlardı.

William, üç cadının onaylamaz bakışlarına daha fazla katlanmamak için eve doğru yürümeye(Cisimlenmek için fazla yorgun hissediyordu.) başladı...

***

Yaklaşık yarım saat sonra Horrorstone Limanı'na varmıştı William. Tam güverteye atlayacaktı ki biri ona Sersemletme büyüsü yapmış gibi geriye doğru savruldu. Birkaç deneme sonucunda da bir fark olmamıştı. Geminin sınır bölgesine kadar girebiliyor ancak sonrasında geri kaçmak zorunda kalıyordu.

Asasını çıkarıp büyülerle içeri girmeye çalıştı. Ancak hiçbir şey fayda etmiyordu! Tam o sırada yerde beyaz bir cisim gördü. Düz bir kağıttı ve bazı yerlerinde mürekkep damlaları boy gösteriyordu. Belki bir ipucudur düşüncesiyle kağıdı yerden aldı ve arkasını çevirip yazanları okudu.

''Willy,

Dün gece yaptıkların yetmezmiş gibi bugühn de bizi haber vermeden terkettin. Çok meraklandık. Annen çok sinirlendi. Ayrıca 1 hafta boyunca gemiye gelemeyeceksin. (Küçük bir ceza.) Bavulların şu yan çelengirde. Artık idare et.
''
Baban.



Elinde olmayarak;

"NE?!" diye bağırdı William. Kendini tutamamıştı ama haklı bir sebebi vardı! Nasıl bir baba öz oğlunu evden kovardı?! Nasıl olur da iki kız kardeş, ağabeylerinin eve geç geldiğini ailesine anlatırdı?! Nasıl bir anne 28 yaşındaki bir yetişkini, 9 yaşındaki bir çocuk olarak görürdü?!

Beyninde acımasızca kol gezen sorular, onu daha fazla sinirlendiriyordu. Sanki iyi ve kötü taraf olarak yarıya bölünmüş olan ruhunun sadece kötü olan tarafı işliyordu. "Umutsuzluk Zırhı" şimdi "Öfke Kılıcı"na dönüşmüştü.

Asasının kolay bir hareketiyle havada, yoktan var olan bir motosiklet belirdi. Öncekinin aynısıydı. Sadece daha yeni ve daha parlaktı.

Elleri gidonu kavradığında, bu sefer hissetmedi özgürlüğü William. Sadece kızgınlık, öfke ve aşağılanma duygusu vardı. Ki, bu da en yakın arkadaşlarından biri olan Daniel'ın evine gitmesine yeter de artardı bile...

***

İhtişamlı malikanenin kapısından içeri adım attığı anda eski dostunu görmüş, konuşmaya dalarak ana salona varmışlardı bile.

''İsteyerek geç kalmadım ki! Şuna bak! Resmen 9 yaşında yeni yetme bir çocukmuşum gibi davranıyorlar!'' diye yakınmasını dile getirdi William. Daniel oldukça empatik biri olduğundan, onu anlaması çok daha kolaydı. Ancak verdiği cevap, hiç de empati kurmaya çalıştığını göstermiyordu;

"Eh, zaten uzun süredir ailenle beraber yaşıyordun. Bir de kızlar olunca? Sabır taşlarının çatlamasına ramak kalmış olabilir. İşte bu yüzden artık kendi hayatını kurmalısın. İlgini çeker mi bilmiyorum ama Hogwarts'ta, Biçim Değiştirme profesörü olması için biri aranıyor. Bu konuda oldukça başarılısın. Başvursana?"

Bu empatik olmayan cevap, William'ın işine gerçekten çok yaramıştı. Biçim Değiştirme en iyi olduğu konuydu ve küçük, cadı ve büyücü adaylarının taze beyinlerini deneyimleriyle doldurmak onu tatmin edebilirdi.

William, küçük bir espri patlatmak için;

"Daniel, eğer kabul edilirsem sana 300 Galleon borcum olsun." dedi. Sonrasında ise güzel malikanede yankılanan kahkahalar etrafı sardı...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Avaline Tarnowski
7. Mıntıka Vatandaşı
7. Mıntıka Vatandaşı
Avaline Tarnowski

Kadın Mesaj Sayısı : 110
Kayıt tarihi : 16/05/12

Haraç Bilgileri
Karakter Canı:
Winchester, Cedric. Left_bar_bleue0/0Winchester, Cedric. Empty_bar_bleue  (0/0)
Mıntıkası:
Oyun Kurucu Puanı:

Winchester, Cedric. Empty
MesajKonu: Geri: Winchester, Cedric.   Winchester, Cedric. Icon_minitimeCuma Haz. 01, 2012 10:55 am

    #Yazım ve İmla (10/9)
    #Kurgu (15/15)
    #Akıcılık (20/19)
    #Betimleme (25/25)
    #Uzunluk (15/15)
    #Renklendirme ve Düzen (10/8)
    #Bonus (5/5)


    96
    Keyifli rpler.

_________________

I remember tears streaming down your face, when I said 'I'll never let you go'.
Winchester, Cedric. 708pu

mülakatlara çıkınca böyle olacakmış Ava:
 

ama gerçekte böyleymiş:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Winchester, Cedric.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hunger Games Rpg :: Karakter Yaratımı :: RPG :: Rpg Puanlama-
Buraya geçin: