Hunger Games Rpg

May the odds be ever in your favor!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Bonnie Mare

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Bonnie Mare
4. Mıntıka Vatandaşı
4. Mıntıka Vatandaşı
Bonnie Mare

Kadın Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 03/03/13
Silah : Ok
Evcil Hayvan : Kurt (Black)
Hobiler : Flört etmek , Nerissa'yı sinir etmek, Black'le oynamak...

Bonnie Mare Empty
MesajKonu: Bonnie Mare   Bonnie Mare Icon_minitimePtsi Mart 04, 2013 6:24 pm

Sky&Mare iki düşman aile.
Draco Sky & Bonnie Mare
Daha önce hikayenin daha uzun kısmı başka adlarla bir Harry Potter RPG sitesinde yayınlanmıştır. İlk deneyimim olduğunu belirtmek isterim. Teşekkürler.


‘’Neler oldu Bon?’’ Nerissa'nın sesi kırıktı. Gözlerini yumup derin bir iç çekerken kızıl da ne söyleyeceğini düşünüyordu. Her şeyi ona anlatmalı mıydı? Nerissa kız kardeşi ise ona neden anlatmamalıydı?
‘’Bak, o gün bir çocuk yanımda gelmişti hatırlıyor musun?’’ diye başladı söze. Aklını toparlamalı ve hemen kendi gibi olmalıydı. Ama yapamıyordu başaramıyordu. Yıllardır Nerissa ve diğer arkadaşları ile paylaştıkları bu geniş oda ona daracık geliyordu artık. Nefesi kesiliyor duvarlar üzerine üzerine geliyordu. Son kez titreyip bedenini beynine itaat etmesi için uyardı. Şimdi yine güçlü bir Bonnie duruyordu Nerissa'nın karşısında. Kızıl afet kendisinden hiç bir farkı olamayan kızın cevabını beklemeden hızla devam etti sözüne.

‘’Sky beni o çocuk arayıcıyla göl kenarına çağırdı. Gittim. Bir şey söyleme ve beni dinlemeye devam et. Konuştuk ve o üzerime geldi. Bana ‘’Kızıl güzel’’ adını takmış. Bu garip değil mi? Alex’in beni takip edip tüm konuşmayı duyması da öyle. Bana âşık olduğunu dolaylı yoldan itiraf etmesi de. Draco ile benim için düello yapması da. Sadece Draco’ya yardım etmek istemiştim ama o bana zarar verdi. Ben b-e-ben.’’ Devamını getiremiyordu Bonnie. Kollarını ona açmış en yakın dostundan başka onu anlayan hiç kimse yoktu. Biliyordu. Fırtınada sığınacak bir liman arayan gemi misali hızla başını göğsüne koyup genç kızın ince belini sımsıkı kavradı. Liman da onu sarmaladı. Yalnız bırakmadı. Onu batırmaya çalışan denizlere değil onun hep mutlu olmasını dileyen kalbine yelken açmasına izin verdi. Ama o kırmızı yelkenli geminin asıl yeri olmadığını da adı gibi biliyordu liman. Bu bir duraktı, geçici bir mola. Peki, neresiydi bu geminin asıl son durağı? Sonu neydi? Asıl sahip olduğu aşk limanı hangisiydi? Elbet dost limanın da ayrılıp geri dönecekti hırçın denizlere. Ya o zaman ne olacaktı? Hangi liman ona kucak açacaktı? Nefrete mi yoksa aşka mı sığınacaktı? Hangisi?

Kapının hızla açılması ile yaşlar silinir bedenler ayrılırken, Bonnie şiddetle atan kalbini dizginlemek istercesine elini kalbine bastırdı.
‘’Lisa? Beni çok korkuttun.’’ Sarışın kız öfkeli gözlerini bal rengi gözlere sabitleyip hırsla içeri girdi.
‘’Peki, Bonnie, senin beni ne kadar korkuttuğunun farkında mısın?’’ Kapının gürültüyle kapanması karşısında bal ve badem rengi gözler buluşurken mavi gözler inatla onların buluşmasını engelliyordu.
‘’Her ikiniz de hemen bana bakın! ‘’ diye bağırdı. Nerissa sırıtmamak için kendini zorlar tutuyordu. Yanındaki kızıl baş gibi korkulu görünmeye çalışarak badem gözlerini içi gülen mavilere dikti.
‘’Bensiz dedikodu haa?’’ dedi ve sırıtarak korkulu bakışların şok ve sevince dönmesine izin verdi. İki kızın yanında yerini alıp kendini yatağa bıraktı. Bonnie’nin uzattığı bacaklarını başına koyup en tatlı gülümsemelerinden birini fırlattı kızıl güzele. Ama bu sefer bal gözler mavilerin eski muzip kızgınlık bakışını attı. Kızıl yelkenli geminin bir başka dost liman karşısında içi ısınırken daha sırada bekleyen onlarca erkeğin ve aralarından biri Sky soylu olan limanların farkında bile değildi. Ama bu Sky soylu limanın dostça bir düşüncesi olduğunu kim söyleye bilirdi?

*****

‘’Bence sen Sky’dan hoşlanıyorsun!’’ diye şakıdı Lisa. Bonnie hızla yastığını kapıp ona doğru fırlattı. Sarışın kızın kahkahalarına kızıl güzelin kızıl kardeşi de katılmıştı. Yastıklar tamamen dağılmış 2 yataktan defalarca uçuşup kızların narin bedenlerine çarpıyordu.
‘’Kes sesini biri duyacak sersem!’’ diye başka bir kızgın ses tonu yükselmişti. Bonnie kızgın tutmaya çalıştığı sesinin tonu karşısında kahkahalarını tutamayıp kızlara katılmaktan başka hiçbir şey yapamamıştı.
‘’Acınacak halimize gülüyoruz.’’ Nerissa yüzüne acı bir tebessüm iliştirerek mırıldandı.
‘’Siz bu okulun Romeo ve Juliyet’i olacaksınız.’’ Dedi Lisa. Bonnie ona inanamaz gözlerle bakıp homurtuya başlamadan önce Nerissa’de başını heyecanla sallayıp ekledi.
‘’O da senden hoşlanıyor Bon. Bu çok belli. Onu daha önce birine açılırken hiç görmek değil duymamıştım. Sen bir ilksin. Ayrıca bir aptalsın da. Bence hemen gidip ondan özür dile. Çünkü bir Sky bile özür dilemeyi becerebilmişken bir Mare’in bir Sky edasıyla özrü reddetmesi pek uygun kaçmaz.’’
‘’Ah evet. Nessi haklı. Git ve ondan özür dile. Daha erken.’’ Dedi Lisa başını tekrar koyduğu Bonnie’nin bacaklarından kaldırıp sevecenlikle. Bonnie arkadaşlarının sözlerini zihninde tartmaya koyulmuş uzun bir düşünüşün ardından yavaşça ayaklarını yataktan sarkıtıp ayaklanmıştı.
‘’Sanırım haklısınız ve onu nerede bulacağımı biliyorum.’’ Diye mırıldanıp koşar adımlarla bedenini onu sıkıştıran duvarlardan kurtarıp uzun koridorlara atmıştı. Geride bıraktığı iki genç zihin ise birbirlerine oldu bu iş bakışı atıp olayları sindirme aşamasını atlatmıştı.

************

Bonnie ciğerleri patlayacak duruma gelene kadar koşarken neye yetişmeye çalıştığını bilmiyordu. Yarında özür dileye bilirdi değil mi? Peki ya neden şimdi? Neden kalbi garip bir sevinç içerisinde güm güm atmaya devam ediyordu.
Hızlanan adımlar ve kalple yarışan göğüs bir ileri bir geri giderken kalp ara farkla kazanıyordu. Mare kızı nefes nefese göldeki bir ağaca koyvermişti bedenini. Bakışları giderek ağaca yönlenirip bir fısıltıdan bile daha az çıkan sesi doldurmuştu kulaklarını.
‘’Bu o ağaç.’’ İkisinin de sırt sırta verip hayatları boyunca yapmayacakları şeyleri yaptıkları ağaç. Bir Mare’in küstahlığına, bir Sky’ın acizliğine şahit olmuş o kudretli ağaç. Bonnie gözlerini yumup şiddetle başının arkasını ağacın gövdesine vurdu.
‘’Hani burada olurdu Bonnie? Yok, işte yok!’’ Yaşlar yanaklarından damla damla süzülürken yanında hissettiği bedenle irkildi. Ciğerleri nane kokusu ile dolup nefesi kesilir gibi olduğun da bu sefer yaşlar mutluluktan akıyordu yanaklarından.
Draco geçen sefer Bonnie’nin yaptığı gibi bedeninin aşağı doğru çekilmesine izin vererek kızın yanındaki yerini almıştı. Her ikisi de birbirine bakmıyordu. Gözler kör, kulaklar sağır, dudaklar mühürlü. Sadece birbirine değen ten. Belli belirsiz hareketlerle oluşan dokunuşlar. Çilek ve nanenin keskin kokusu. Dokunuşlar ile hissedilen duygular. Zıtlıkların birbiri ile muhteşem uyumu. Ve iki boş zihin iki dolu kalp. Yaşanılamayacak kadar değerli birkaç sözsüz saniye.
‘’Seni sevmek acı veriyor.’’
‘’O zaman sevme.’’
‘’Seni seviyorum.’’
‘’Keşke sevmesen. Keşke sevmesem.’’
İki beden de korku ile değil belirsizlik ile titrerken sarışın çocuk nasır tutmuş kalbinde beliren sıcaklıkla kıza döndü. İlk bakışıydı ona sevgiyle. Bir kabullenme vardı zihninde. Onu seviyormuşum demiyordu onu seviyorum diyordu kalbince.
‘’Yani beni sen- Seviyor musun?’’ Kızın gözleri yine yaşlarla dolarken kızıl saçları omuzlarından oğlanın omuzlarına dökülüyordu. Başı oğlanın omzunda hıçkırmamak için direniyordu. Ama hıçkırmayacaktı. Güçlüydü o. Başaracaktı. Peki ya o zaman neden ağlıyordu?
‘’Senin sevginin yalan olduğunu bile bile seviyorum.’’ Oğlan kızın başını ellerinin arasına alıp gözlerini gözlerine diktiğinde ay ışığının yansıması eşliğin de kızın yüzündeki ağlamaktan kızarmış noktaları öptü. Burnunu, elmacıklarını, yanaklarını ve ısırmaktan kanamış dudaklarını. Hala elleri kızın yanaklarında şu son bir ayı düşünmemek için elinden geleni yapmaya çalışıyordu. Düşünmekten korkuyordu. İmkânsızlıktan. Gerçeklerden. Bu anın hayal olmasından korkuyordu.
‘’Seni seviyorum Bonnie Mare. Sevmemeliyim evet. Ama seviyorum.’’
‘’Sevemezsin ki. Sen hiç kimseyi sevemezsin!’’ Kız hızla ayaklanıp koşarak uzaklaşmaya hazırlanırken bileğini kavrayan eller ile oğlana doğru savruldu. Başı oğlanın göğsünde yere düştüklerinde hala ağlıyordu. Bu olamazdı değil mi? Bir Sky’a âşık olamazdı. Hıçkırıkları giderek dinerken sarışın oğlanda kızın saçlarının içindeki elini çıkarıp nemli yanağına yerleştirdi. Belini sıkıca kavrayıp kızın bedenini tamamen kucağına oturturken aklında hiçbir kötü amaç yoktu. Sadece canının yanmasından korkuyordu bu nazik bedenin. Dıştan çok güçlü görünen bu kızıl afet, kızıl güzel olmaktan başka ne kadar da kırılgandı. Bonnie için bir ilkti bu bir erkeğin yanında ağlamak. O sadece dostlarının yanında kırılgandı. Değil arkadaşlarının yanında ağlamak ağabeylerinin yanında bile bir damla yaş dökmeyen bu kız şu an minik bir bebek gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
‘’Ağlama.’’ Diye mırıldandı Draco. ‘’ Sen üzülmeyi, mutsuz olmayı hak etmiyorsun. Ağlama.’’ Kızın yanağındaki yumuşak dokunuşlar hiçbir karşılık beklemeksizin devam ediyordu. Bonnie daha fazla dayanamadı. Birkaç gün önce bu ağacın altında yine otururlarken kırdığı zincirler yine bedenini sarmalamıştı. Acıyordu canı. Çok acıyordu. İhanet miydi bu yasak aşk? Daha bu sabah ona çekildiğini kabullenmişken ona âşık olduğunu kabullenmek… Ona tek bakışta, onu tek görüşte ve onu tek hissedişte bu kararı almak. İşte bu aşk. İster iste ister isteme. Yavaşça bedenini kavrar ve senin kıramayacağın zincirleri bile tuz buz eder. Bunlar gerçek miydi? Tüm bu olanlar Sky'ın bir saçma oyunu olamazdı. Bonnie halen yanağında duran ıslak eli kavrayıp dudaklarına götürürken kalbindeki son zinciri de kırmıştı. Artık kalpler özgür ait oldukları limana ulaşmıştı.
Ama bazı mutlu olaylar asla mutlu sona ulaştırmaz değil mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Seneca Crane
Baş Oyun Kurucu
Baş Oyun Kurucu
Seneca Crane

Erkek Mesaj Sayısı : 52
Kayıt tarihi : 27/05/12

Bonnie Mare Empty
MesajKonu: Geri: Bonnie Mare   Bonnie Mare Icon_minitimeSalı Mart 05, 2013 11:09 am

    #Yazım ve İmla (10/8)
    #Kurgu (15/11)
    #Akıcılık (20/13)
    #Betimleme (25/19)
    #Uzunluk (15/15)
    #Renklendirme ve Düzen (10/4)
    #Bonus (5/5)


    75
    Keyifli rpler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bonnie Mare
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hunger Games Rpg :: Karakter Yaratımı :: RPG :: Rpg Puanlama-
Buraya geçin: