Hunger Games Rpg

May the odds be ever in your favor!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Morfin.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lukas Merophine
7. Mıntıka Vatandaşı
7. Mıntıka Vatandaşı
Lukas Merophine

Erkek Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 05/05/12

Morfin. Empty
MesajKonu: Morfin.   Morfin. Icon_minitimePaz Mayıs 06, 2012 10:14 am

Kızıl, sigarasını kabul edince biraz içi yanmıştı tabii, fakat çehresinde yanan tek şey büyüyen tebessümü oldu. Dönüş yolunca bir bunağı döverek sigara parasını tedarik etmekle yetinecekti artık, ne yapsın... Kızıl, sigarasını aldığı gibi o da elini cebine sokup altın işlemeli çakmağını çıkardı. Babasının yadigar olduğu için değil -zaten yadigar da sayılmazdı, bir gece pantolonunun cebinden yürütmüştü- sigara gibi bir şeyi daha güzel bir şeyle yakamazdı değil mi? Estetik bir şeydi en başta. Leon estetik şeyleri severdi.
Bir elini arkaya dansa davet edecekmiş gibi koyup diğer eliyle yaktı antika görünümlü çakmağını sigaraya doğru. O an fark etti kızıl kafanın saçlarının alevin arasından oluşturduğu o görüntüyü. Sigarayı çoktan yakmış olsa dahi çakmağı çekmeden duraksadı. Kurumuş dudaklarını diliyle ıslatırken gözleri takılı kalmıştı kızın üzerinde. Dilini kovuğuna çekse dahi dudaklarındaki aralık kapanmamış, aksine yana doğru hiç de rol imalatı olmayan bir şekilde meyil etmişti.
Ateş. Dünyanın en heybetli şeyi. Fabrika hatası gibi orada durup tüm manzarasını bozan lanet gözlüğü olmasaydı, o yüzünde hayal meyal belli olan gölgeler atan ateş, saçlarını yakıcı ışığıyla tonlandırırken "estetik" dedi içten içe Leon.
Estetik şeyleri severdi.
Çakmağını işaret parmağıyla kapatıp yeniden cebine atarken kızın ince parmakları arasındaki sigaranın yasını unutuverdi. Ateş bu kıza yakışıyordu. Sigarasının dumanıyla bezenişini izlemek de büyük kaybını silip atmıştı.

Kızılın kullandığı kelimeler daha da büyüttü gülümseyişini. Önceki kederinden bir anda çıkmışçasına bakarken kıza, Mathilda'nın çok şey kaçırdığını düşündü. Çünkü bugünün ziyaret saatlerini an itibariyle bu kıza adıyordu.
Fazla naz aşık usandırır demişti ama. Leon suçlu değildi.
"Tanrı önce bizi onlarla ödüllendirip, ardından onlarda bulduğumuz mutluluğun daha fazlası bir acıyla bizden onları çekip alıyor. Adeta bize, böyle kıymetli hediyelere layık olmadığımızı söylercesine..." Tanrıya küfür mü ediliyordu? Leon'u çağırın. Shakespeare'in tahtını beş dakikada tuz-buz edeceğine emin olabilirsiniz.
"Yine de Londra dünyada eşi benzeri olmayan bir ilaç. Sadece göğe baksam dahi Tanrının böyle bir hediyeye dokunmaya kıyamayacağını anlayabilirim." Londra. Kaosun anası. Karanlığını beyazda saklayacak kadar tehlikeli şehir. Aynen öyleydi, Leonun eşi benzeri olmayan yuvası. Dramatik sahnesinin ardından donukluğu yine ısınan sesiyle yüzünü kıza kaldırdı meraklı bir ifadeyle. "İskoçyaya hiç gitmedim. Fotoğraflar yine de yeşiller içindeki bir gelin olduğunu söylüyor. Haklı mıyım?" dedi gülümseyerek cümlesinin sonunda. Sigarasını işaret ve orta parmağının arasında tuttuğu elini kadeh kaldırır gibi hafifçe kaldırdı kıza.

O da sessizlikle İskoçya'yı düşünürmüş gibi gözlerini havaya kaldırdı sigarasını dudaklarına yaklaştırırken. Kızılın sesiyle kendine gelince kaşlarını çatıp gözlerinin oralarda bir yerde olduğunu düşündüğü -gözlük o kadar da umut verici değildi bu konuda- yere odaklanıp başını aşağı yukarı salladı yavaşça. Marlane. O ucubik gözlüklere rağmen ateşler içindeki yüzünü düşledi bu isimle. İyi bir isimdi. Mathilda'sını da hatırlatıyordu ona.
"Ne fevkalade bir isim!" dedi beğeni dolu bir sesle. Yine çenesi hafifçe kalkmış gülümsemesini kocaman büyütmüştü. Gülümsemesi sıradan boyutlara inince o da kızın oturduğu mezar taşının ucuna, paltosunun kenarlarını attırarak oturdu. Elini sıkmak için kızıl kafaya uzattı dostane bir tavırla. "Üç L." dedi. "Leon Lester Lewis."
Kolu ve omzu kızın omuzlarına değerken buradan mezarlığın daha iyi göründüğünü kabul etmeliydi. Fakat buradan görünen şeyler arasında favorisi kesinlikle mezarlık değildi. Marlane'in gözleri! Demek gerçekten de o gözlük altında bir çift göz duruyordu! Ne büyük şoktu ama! Uzun kızıl kirpiklerine bakarken biraz daha yakınlaşmanın mühim olmayacağını düşündü. Çoktan sormadan yanına oturma kabalığını yapmıştı nasıl olsa. Eğer hala edebi sözlerinin etki süresi hakimse, şansını denerken bunu da telafi ederlerdi herhalde? Tehlikeli biri gibi görünmemeye dikkat ederek -hala çekici yakın tavırlarını geri çekmemişti tabii- boş eliyle gözlüğünün kenarından tutup çıkarttı onu Marlane'in gözlerinden. "Kızıl saçlı insanların yüzünü güzel yapan şeyin sadece saçları olmadığını duydum. Neden göz renginizi görmeme izin vermiyorsunuz?"
Tabii, tokat atarak "ne cür'et" diye haykırmakta mantıklıydı canım. Muhtemelen bir tokat yerse bunu yadırgamayacaktı.

_________________


Your undeniable magic is the Lucifer

Morfin. Eatyouup2
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Maria D. Fuchsia
Stilist
Stilist
Maria D. Fuchsia

Kadın Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 12/02/12
Evcil Hayvan : Kedi

Morfin. Empty
MesajKonu: Geri: Morfin.   Morfin. Icon_minitimePaz Mayıs 06, 2012 10:33 am

-Yazım ve İmla 9
-Kurgu 13
-Akıcılık 20
-Betimleme 24
-Uzunluk 13
-Renklendirme ve Düzen 10
-Bonus 5

-Toplam 95~


Hayırlı olsun.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Morfin.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hunger Games Rpg :: Karakter Yaratımı :: RPG :: Rpg Puanlama-
Buraya geçin: