Hunger Games Rpg

May the odds be ever in your favor!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lukas Merophine
7. Mıntıka Vatandaşı
7. Mıntıka Vatandaşı
Lukas Merophine

Erkek Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 05/05/12

Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Empty
MesajKonu: Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz   Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Icon_minitimeÇarş. Mayıs 09, 2012 3:20 pm

"Hayır." dedi gülerek baltasını kaldırırken. "Kesinlikle benim tarzım değildi!"
Baltası kalın kütüğe inince kütük tamemen ortadan ikiye yarılmış, durduğu yerden kuru çimlerin üzerine yuvarlanıvermişti bir anda. Ayağını kütüğün üzerine koyup durdurdu kütüğü. Elinin tersiyle alnındaki teri sildi, derin bir nefes aldı. "Bu da tamam!" diye seslendi arkadaki adamlara. Çalışmakla ilgili hiçbir zaman bir problemi olmamıştı. Babasının sakatlanışının ardından evin tüm yükünü o omuzlamış, insanlar da onu çalışkan kahraman olarak görmeye başlamışlardı. Yaşıtlarından çok daha fazla çalışıyordu. Kazandıklarından da memnundu...
"Yani... Tamam kibar biri olabilirim. Ama neden kibarlık adına o kızı kabul edeyim ki?" diyerek sesini alçalttı. "Bu benim ilkim olmayacaktı. İlk olmasa bile bu işler bu kadar basite gelemez. Tanrı aşkına bir baksana bana? Hak ettiğim değer o muydu? Kendimi bu kadar ucuza veremem." dedi göz kırparak. Normalde bu gibi muhabbetlere de pek başvurduğu söylenemezdi ya. Sadece Violet gibi bir kızın ona teklif etmesi gerçekten komikti ve... Açıkçası Persei'in yanında rol kesmesi gibi bir zorunluluğu yoktu. Tek bir üstüne yürümeyle emindi onu yine hizaya alabileceğine.

Baltasını omzuna atıp bir sonraki oduna doğru yürümeye başladı. "Ya sen?" dedi alaycı bir bakışla Persei'e bakarak. "Bana hala birini bulamadığını söyleme. Hayır, bu kadar ezik olamazsın." dedi gülerek. Baltasını kaldırdı, sertçe geçirdi oduna. Son iki tane kalmıştı. Ardından eve dönüp dinlenebilecekti rahat rahat. Hoş, diğer günlere nazaran daha az yorulmuştu ya. Hava bile yorulmaması için kıvamını tutturmuştu sanki. Ne onu terleterek doğuyordu, ne de terlerinin soğuk soğuk tenine yapıştıracak rüzgarlar esiyordu...
Derin bir soluk verdi ikinciye baltayı indirmeden önce. "İstersen Violeti bu haftasonu senin için ayarlayabilirim. Bizim Violet işte. Mıntıkanın en güzel kızıdır, bilirsin. Tam damağına göre." Bu sefer gülüşleri bileğine odaklanışını engellemiş, balta oduna indiğinde önceki açıklığa girmekten öte bir etki yapmamıştı. Kaşlarını çattı bir gülümsemeyle. Violet aklını başından almıştı canım...

_________________


Your undeniable magic is the Lucifer

Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Eatyouup2
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Persei Scrymgeour
7. Mıntıka Vatandaşı
7. Mıntıka Vatandaşı
Persei Scrymgeour

Mesaj Sayısı : 7
Kayıt tarihi : 06/05/12

Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Empty
MesajKonu: Geri: Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz   Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Icon_minitimeÇarş. Mayıs 09, 2012 5:36 pm

Biraz olsun sağduyulu bir insan için, biri çalışırken yanında boş boş dikilmek kadar rahatsız edici bir durum yoktu.

Persei’de ise, ne şanslıydı ki, zerre sağduyu bulunmadığından Lucifer yanında çalışırken dikilip cips tıkınmakta hiçbir sakınca görmüyordu. Hem bu onun mesleği değildi ki hani… Üstündeki turuncu sosyal hizmetler çalışanı tulumundan da anlaşılacağı üzere Persei gider mıntıka adına grafiti siler, bank falan boyardı. Norveçli balıkçılardan çok değer verdiği elleri ise balta tutmak için değil ince hırsızlık işleri içindi, lütfen. Mesleğe saygı.
Hem içinde kaldığı devlet binasındaki otomatik yiyecek makinasından çaldığı bu cips onun sevgili öğünüydü canım, öğünlerin de saati geciktirilmezdi.


‘‘Çok hoş ya, gel ve nasıl kızları reddettiğin hakkında hiç düşünmeden hava at.’’ dedi ağzının boş olduğu kısa bir arada. ‘‘Mıntıkanın chick magnet’i Lucifer. Hakikaten hoş bak.’’ Ne kadar uğraşsa da alaycı tavrını bırakması imkansızdı, ne yapsın. ‘‘O’an va’ o’mayan va’.’’ dedi ağzına avuç dolusu cips tıktığı kısa bir andan sonra, yutmak için beklemeden.

Hunharca çiğneyişine dayanamayıp ağzından firar eden birkaç cips parçasını eliyle silkeledikten sonra aynı elinin tırnağını ısırdı düşünceli düşünceli. Normalde çok daha umursamaz ve sinir bozucu bir insan olsa da şu ‘mıntıkanın efendi çocuğu’ onu hafif korkuttuğundan –hafif dediyse hafifti canım!- yanında insan gibi davranmak zorunda hissediyordu. Yani, evet... Bu insan gibi davranıyor haliydi, en başta cips bile önermişti canım, daha ne yapsındı?!

Ah, ah, ah, ama bu fazlasıyla rahatsız ediciydi. Persei, o istemediği hiçbir şeyi yapmayan Persei kendi isteği dışında adam gibi davranmak zorundaydı. Kötü şeylerdi bunlar, çok kötü şeyler. Kendini kısıtlanmış hissediyordu.


‘Yine de kıza yazık.’’ dedi bir an sempati kuracakmışçasına sevimli bir sesle, cips paketini hayatın anlamını bulacak gibi deşerken. ‘‘Yani şuradaki hayata bak, siz yasalara uyan vatandaşlar bok içinde yaşayıp gidiyorsunuz. Kız azcık eğlenmek istemiş, çok mu.’’

Persei yasa dışılığıyla gurur duyuyordu, evet. Ona kalsa kimse kanunları iplemeyip kafasına estiği gibi davransa ortada Capitol falan kalmazdı –evet Persei o derece sığ bir insandı- ama şu koyun beyinli insanlar illa da manyak gibi çalışmak istiyorlarsa, tamam, kusura bakmasınlardı ama Persei onlara uyamayacaktı.
Boynunda asılı duran, yıpranmış kablosu göğüs cebindeki antika müzik çalara bağlı retro kulaklıkların üzerindeki cips parçalarını silkeledi yine.

Lucifer’ın sorusunu boş bakışlarla karşıladı. Sonra da zorlama bir kahkaha-

‘‘Aha, yok canım, ben- bana kız ayarlanmasına ihtiyacım yok dostum.’’ Kendisi kız bulmada pek müthiş sayılmayabilirdi- yöntem açısından. Gelin görün ki mıntıkadaki çalışmaktan tipi kaymış fakir çocukları arasında cevher gibi parladığından bu da pek sorun olmuyordu canım. Kızların efendi adam yerine piç tercihi de yardım etmiyor değildi hani.

_________________

Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Persei1
Look at me, beautiful! look at you, not so much.
Açlık oyunları var didiler geldik:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lukas Merophine
7. Mıntıka Vatandaşı
7. Mıntıka Vatandaşı
Lukas Merophine

Erkek Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 05/05/12

Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Empty
MesajKonu: Geri: Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz   Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Icon_minitimeCuma Mayıs 11, 2012 6:54 pm

Persei'in dedikleriyle göz ucuyla bir baktı baltasını kaldırmadan önce. Bir süre süzdü karşısındaki veleti. En sonunda nefes verip batırdı baltasını oduna iki dakikalık bir mola adına. Ormanın taze kokusu burnuna doğru gelirken kestiği odunun üzerine öylece bir oturup gözlerini kısarak Persei'e çevirdi tamamen yüzünü. Eğer gerçekten de nazik çizgisinin afili kölesi olmasaydı şöyle konuşurken ağzının ortasına bir tane çakabilirdi. Ya da etrafta başka insan olmasaydı... Eh, her ikisi de aynı yola çıkıyordu canım.
"Benim tatlı Persei'im, kim berbat kokan bir baloda eğlenmek ister? Ayrıca yasalara dair pek fazla konuşmamanı öneririm." dedi her zamanki düşünceli Lucy gülümsemesiyle. "Capitol'ün kalbi kırılabilir."
Yüzünü diğer tarafa, ağaçların ardında tek tük seçilen mıntıka evlerine çevirdi. O saçma hayaller kurup Capitol'ün acımasızlığına yanan tiplerden hiç olmamıştı. Neden mantık dışı rüyalar uğruna zaten yakasında Açlık Oyunlarının ağırlığı varken gidip avox olma sevdasına tutulmalıydı ki? Biraz balta savurup eve yorgun argın döndüğünde hiçbir pişmanlık duymuyordu. Böyle iyiydi o. Başını eğip daldı gözleri ağaçların yeşil elbiseler giyinmiş yapraklarına. Şeytani bir gülüşle omuz silkti. "Yazıksa yazık. Umurumda gibi mi duruyor? Kaybedenler acınmak için vardır. Tutup baş üstüne çıkartılmak için değil. Oradan çöpleri kabul eden biri gibi mi duruyorum?" dedi hafifçe hafifçe sesini kısarken.

Oturduğu odundan güç alarak ileri itledi kendini, kalktı, kesti molasını. İleri doğru hantal iki adım attıktan sonra tek hamlede etrafındaki ormanın rengini çalmış kirli, grili ve yeşil renklerin karışık olduğu tişörtünü çıkartıp izin verdi bulutlar arasından vücudunu gözleyen güneşin göğsüne kavuşmasına. Tişörtünü serseri bakışları odunu keserken savurup Persei'in suratına fırlattı. "Ah, yoksa tercihlerine mi aykırı? İstersen ustayı da ayarlayabilirim. Bıyıklı, kaslı, çok hoş bir vücudu var bak?" Botunu oduna dayayıp çıkartı sapladığı yerden baltasını. Daha seri bir şekilde, nefret ettiği birini -belki de ona ayakbağı olan babasını?- kesercesine üç defa durmadan sertçe vurdu oduna. Son vuruşunda kalın odun ortadan ikiye yarıldı, düştü bir diğerinin yanına.
Derin nefesleriyle göğüs kafesi kalkıp iniyor, gözleri parçaladığı oduna dikili duruyordu. "Belki de beni tercih edersin, ha?" dedi nefesleri arasında kısık, çatallanan sesiyle. Yılanvari gözlerini nefesleri biran olsun vahşiliğinden kurtulup dinmeye başlayınca çekti odundan, doğruldu. İndirdi kestiği yere kaldırdığı bacağını yeniden çimlere. Persei'e dönüp ciddi yüzünü takındı geyiği bir kenara bırakarak. "Bu arada, salaklaşmayı kes. Barış muhafızları aptal olsalar da gözlerine battığın muhtemelen. Dikatli ol biraz." Hoş, mıntıkanın bazı ailelerine bakacak olursa Capitol'den korkmanın nasıl bir şey olduğunu pek bildiğini sanmıyordu bu çocuğun. O çoğu aileye nazaran daha rahat bir yaşamı vardı...

_________________


Your undeniable magic is the Lucifer

Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz Eatyouup2
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Dedikodu O Kadar da Kötü Bir Şey Sayılmaz
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hunger Games Rpg :: Mıntıkalar :: 7. Mıntıka :: Orman-
Buraya geçin: