Hunger Games Rpg

May the odds be ever in your favor!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Amelia

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Amelia Pond
4. Mıntıka Vatandaşı
4. Mıntıka Vatandaşı
Amelia Pond

Mesaj Sayısı : 5
Kayıt tarihi : 10/05/12

Amelia Empty
MesajKonu: Amelia   Amelia Icon_minitimePerş. Mayıs 10, 2012 6:47 pm

Küçücük elleriyle sıkı sıkı tutmuştu annesinin ellerini. Korkuyordu, üşüyordu ve bu karanlık odadan onları kurtaracak kimse yoktu. Sadece duvarda ki üç delikden gelen güneş ışığıyla, annesinin kireç gibi olmuş yüzünü seçebiliyordu. Kadının güzel ve kumral saçları, bakımsızlaşmış, birbirine dolanmıştı. Bal rengi gözleri, bu genç kadın için fazla hüzünlü bakıyordu. Yanında minicik kızı, bir umut bekliyordu. Kızının sarı saçlarını okşadı, öptü. Doyasıya kokladı, belki bu son şansıydı yavrusunu sevip okşamak için. Kızın başı yavaş yavaş annesinin dizlerine düştü, nefesi bir hırıltı gibi çıkıyordu artık. Sessizce ağladı kadın, kurtulmak için içinde olan minicik bir umut, sanki kanatlanıp gitmişti. Hırkasını çıkarıp kızının üstüne örttü, başını yavaşça yere koydu, uzandı ve minik sarı kafayı okşayarak, soğuktan titreyerek ölmeyi bekledi.

''Kalkın sizi reziller!'' İçeriye giren kaba saba bir adamın korkunç bağırışıyla birlikte küçük Jessıca ağlamaya başladı. O ağladıkça adam daha da bağırıyordu, o bağırdıkça da Jessıca daha çok korkuyordu. O minik aklının alabildiği kadarıyla olanları anlamaya çalışıyordu. Annesine baktı, hala uyuyordu. Neden korumuyordu küçük meleğini? Neden kalkıp onlara haddini bildirmiyordu? O, onun annesiydi. Annesi. ''Ölmüş.'' dedi, bir adam. Ağlamayı hemen kesip annesinin yanına gitti. Uyandırmaya çalıştı. Ancak uyanmadı. ''Alın çocuğu, onu kullanabiliriz.'' dedi korkunç adam. Hiç acıması yoktu, düşündüğü tek şey vardı, güç. ''Ama, efendim.'' dedi ürkek bir ses. ''Daha sekiz yaşında, bize ne gibi bir yarar sağlayabilir?'' ''O zaman büyüyene kadar bekleriz. Şimdi çocuğun hafızasını silin ve ona geçmiş yaşamıyla ilgili yalan bilgiler verin.'' Bu sözle birlikte Jessıca'nın bağırmasına fırsat kalmadan bir asa ona doğrultulmuştu.

''Offf, başım!'' Jessıca başına aldığı darbeden dolayı sersemlemiş haldeydi. ''Gerçek bir düelloda olsan rakibin işini bitirmişti Jess!'' Matt yerden kalkmasına yardım etmek için yanına gitti. ''Hiç çaba göstermiyorsun.'' dedi genç öğretmen. Aslında aralarında sadece iki yaş vardı. Çocuğun gece gibi siyah gözleri, yaşama sevinci ile dolup taşıyordu sanki. Kıvırcık, kumral saçları vardı. Teni açık alanda öğrencilere asa düellosu öğretmekten yanıktı. ''Deniyorum.'' dedi kız. Gerçekten de deniyordu aslında. ''Daha yeni başladık, hemen öğrenmemi bekleyemezsin.'' Matt alaycı alaycı güldü. ''Göreceğiz küçük hanım.'' Sonra yeniden havada büyüler uçuştu. Yaklaşık iki saat böyle devam ettikten sonra, öğle yemeği için gitmeleri gerektiğine karar verdiler.

Sonra ki bir ayda tıpkı böyle geçti. Antrenman yaptı, yemek yedi ve uyudu. Güzel bir Mayıs sabahıydı. O gün antrenmanı yoktu, bu yüzden istediğini yapabilirdi. O da bahçede ki büyük süs havuzunun başına gitti. Bu koca evde, o, dokuz yaşlarında ki kız ikizler ve 11 yaşında bir oğlan çocuğu dışında kimse yoktu. O ve oğlan, Matt'den ders alırlardı. Kızlar ise daha derslere katılacak yaşta değildiler. Bodrumda büyük bir asa yığını vardı, her antrenman günü buraya gider, istediği asayı alır ve düelloya başlardı. Bazıları onu zorlardı, o zaman başka bir tane alırdı. Favorisi düz kahverengi, ancak kenarlarında küçük oymalar bulunan basit asaydı. Ne yazık ki, antrenman dışında asaya izinleri yoktu. Havuzun başına vardığında, orada üç küçük kırlangıç gördü. Biri parmağına kondu ve ötmeye başladı, o da gökyüzüne bakıp hayallere daldı. Dünyadan kopmuştu, ta ki bir şey omzuna konana kadar ''Aaahhh!'' Jessıca yerinden sıçradı, havuza düşeyazdı. Onun bağırmasından korkan gri renkli kuş, geriye doğru uçtu. Kız, dikkatle bu baykuşa baktı, ağzında bir mektup vardı. Almak için uzandı, görevini bitiren kuş, hemen kanat çırpıp uzaklaştı. Titrek ellerle kağıdı açtı. Okumayı bitirdiğinde çok şaşkındı, mektuba göre bir büyücü okulu vardı. Bir büyücü okulunun olmasını hayal dahi etmemişti. Matt ona hep, büyücelerin çok az olduğunu, bu yüzden ancak yirmi-otuz kadar evde eğitim verildiğini anlatmıştı. ''Olamaz.'' dedi ve eve doğru bir koşu kopardı.

Matt, odasında keman çalıyordu, heyecandan kapıyı bile tıklamayı unutmuştu. ''Alexis! Odama öylece giremezsin!'' Sadece şaşırdığında ve ya kızdığında Alexis diye seslenirdi ona. Jess mektubu gösterdi. Oğlan önce öylece baktı, sonra alıp yüksek sesle okumaya başladı. ''Sevgili Jessıca Alexis Masen, Hogwarts...'' Burada Matt'in sesi gittikçe kısıldı, ağzı gittikçe açıldı. ''Ne, ne oldu Matt?'' ''Hiçbir şey'' dedi, Matt ''Sadece birisi bizle bir oyun oynamış.'' Üzülerek ayrıldı oradan, gerçekten böyle bir yer olduğuna inanmıştı. Artık, bu okul hep hayallerini süsleyecekti.

''Gel buraya!'' Jessıca o kadar şaşkındı ki, adamın kendisini çekip koşmasına karşı bile koyamadı. ''Hey, siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz !?'' Soluk soluğaydı, bu güçlü adamdan kurtulamıyordu. Peşlerinde, evden çıkan bir düzine adam vardı. Onların da evde yaşadığını bilmiyordu, tabii ki bunu kendisini kaçıran adama söylemeyecekti. Bir muggle gibi davranmaya çalıştı. ''Bayım, o adamlar beni kurtaracaklar ve siz, mahkemeye verileceksiniz!'' ''Asıl ben seni kurtarıyorum ukala kız!'' Daha cevap veremeden havada büyüler uçuştu. Ne yani, bu adamda mı büyücüydü? İleride küçük bir ev vardı. Adam doğruca oraya yönlendi. Bir kaç dakika sonra evin kapısındaydılar, gelenleri görünce o evden de iki adam çıkıp diğerlerine büyüler yolladı. ''Siz geçin, kızı güvende tutun!'' O kadar şaşkındı ki, artık hiçbir şeye itiraz etmiyordu. Kapıdan geçtiğinde, kendini sıcak, rahat ve içinde dört adamın oturduğu bir yerde buldu. Tüm olaylar bitip, iki adam geri döndüğünde, sarı saçlı bir adam konuşmaya başladı. ''Merhaba sevgili kızım.'' Adam gayet güleç yüzlüydü, gri gözleri sevgiyle doluydu. ''Biliyorsun, sana bir mektup geldi, ah, bunları sana çabucak açıklamalıyım.'' Pür dikkat dinliyordu Jessıca. ''İşte orası -yani Hogwarts gerçek.'' ''Gerçek mi? Ama Matt-'' ''Yalan söyledi.'' dedi güleç yüzlü adam, aniden yüzünde beliren büyük bir ciddiyetle. ''Çünkü oraya gitmeni istemiyorlardı, yoksa tehdit olabilirdin. Ancak artık korkmana gerek yok sevgili küçüğüm.'' Gülümsedi. Çok yaşlı görünmüyordu ancak, muhtemelen gösterdiğinden daha büyüktü. ''Şimdi, sen küçük bir cadı olduğuna göre-'' Kızın şaşırdığını fark eden adam, hemencecik ekledi. ''Kötü anlamda değil, kız büyücü olduğundan, ya da dişi bir büyücü, neyse anladın sen.'' Kız hala şaşkındı. ''Daniel sana her şeyi yolda açıklar, hemen Diagon Yolu'na gitmelisin. Okulun açılmasına az kaldı.'' dedi araya giren esmer bir adam. Orta yaşlı bir adamın eşliğinde Jessıca, dışarı çıktı ve özgürlüğünün ilk adımlarını attı.

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Reid Maxwell
10. Mıntıka Açlık Oyunları Galibi
10. Mıntıka Açlık Oyunları Galibi
Reid Maxwell

Erkek Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 06/05/12

Amelia Empty
MesajKonu: Geri: Amelia   Amelia Icon_minitimeCuma Mayıs 11, 2012 6:19 pm

    #Yazım ve İmla (10/9)
    #Kurgu (15/14)
    #Akıcılık (20/16)
    #Betimleme (25/23)
    #Uzunluk (15/15)
    #Renklendirme ve Düzen (10/8)
    #Bonus (5/5)


    90
    Keyifli rpler.


_________________


Can I believe when I don't trust?

Amelia Reiddark


i'm sure i used to be so free
wash me away
clean your body of me
erase all the memories
they will only bring us pain
and i've seen, all i'll ever need



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Amelia
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hunger Games Rpg :: Karakter Yaratımı :: RPG :: Rpg Puanlama-
Buraya geçin: